(Boston 19 Ocak, 1809 – Baltimore 7 Ekim, 1849)
Her ikisi de profesyonel oyuncu olan, üç çocuklu David ve Elizabeth (Arnold) Poe’nun ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Londra va Richmond’daki özel okullarda okudu. Öğrenciliği sırasında tanıştığı alkol ve kumar, yaşımını altüst etti. Kendisinden daha ünlü olan eşinin gölgesinde kaldı.
Önceleri başarısız fanzin denemeleriyle başladığı edebiyat yaşamı, 1832′de Saturday Courrier’da basılan beş öyküyle ve 1833′te Baltimore Saturday Visiter tarafından düzenlenen yarışmada “MS. Found in a Bottle” (Şişede Bulunan Elyazması) adlı öyküsüyle birinciliği kazanmasıyla devam etti. 1843′te, Godey’s Lady’s Book’ta yayımlanan “The Visionary” adlı öyküsüyle adı ülke genelinde duyulmaya başladı.
Düzyazılarından başka, ustaca kurgulanmış ve yazılmış “The Raven” (Kuzgun) başta olmak üzere, “Annabel Lee” ve “To Helen” (Helen’e) adlı şiirleriyle de tanınan Poe 7 Ekim 1849′da öldü.
Charles Baudelaire’in “Çağımızın en güçlü yazarı…” dediği Poe, yazdığı özgün metinlerle birçok yazarı derinden etkiledi. Gerçekten de, ondan başka hiç kimse yaşamın ve doğanın istisnalarını daha büyülü anlatamadı.
Ayrıca edgar allan poe babasıyla hiç anlaşamayan bir yazardır ve eserlerinde babasıyla olan çatışmalarına rastlarız.Tam olarak bilinmese de babası tarafından cinsel tacize uğradığı eserlerinden anlaşılmaktadır.Babasına olan düşmanlığını babasının İspanyol oluşundan dolayı İspanyaya karşı görüşelirnden anlıyoruz.
Başlıca yapıtları: Dedektif Auguste Dupin Öyküleri,Oval Portre,Morgue Sokağı Cinayeti,Usher Evinin Çöküşü,Altın Böcek
Annabel Lee
Evvel zaman içinde
Bir deniz ülkesinde,
Adı Annabel Lee idi,
Bilirsiniz belki,
Yaşardı bir körpecik,
Sevilmek ve beni sevmek
Kızcağızın tek fikri.
Çocuktuk ikimiz de
O deniz ülkesinde,
Fakat sevgiden daha bir sevgiyle
Sevdik birbirimizi
Ben ve Annabel Lee.
Cennetin kanatlı ferişteleri
İmrenirlerdi bize ve sevgimize.
Ve bundandır ki hayli zaman önce
Bu deniz ülkesinde bir gece
Bir bulutun rüzgârı esti
Üşüttü Annabel Leemi.
Sonra soylu yakınları geldi
Ve alıp götürdüler onu benden,
Bu deniz ülkesinde
Kapatmak için bir gömüte.
Cennetteki melekler bilmezlerdi
Mutluluğumuzun yarısını bile.
Kıskanıp durdular bizi:
Evet! Buydu nedeni
(Herkes bilir bunu o deniz ülkesinde)
Bir bulutun rüzgârı geldi
Üşütüp öldürdü Annabel Leemi.
Ama kim varsa ki
Yaşça başça ileri
Sevgimizin gücünü geçemezdi.
Ne gökteki cennet melekleri
Ne de deniz altı cinleri
Canımı ayıramaz bile
Canından güzel Annabel Leemin
Cananımın hayali olmadan
Işıldamaz ay asla.
Ve gördüğüm yıldızlar değil asla
Parlak gözleridir güzel Annabel Leemin.
Ve gece boyu uzanıp dururum yanına
Sevgilimin, cananımın, hayatımın ve gelinimin,
Deniz kıyısındaki gömütünde,
Deniz kenarındaki kabrinde.
Edgar Allan Poe
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
http://ismailaksoy.blogcu.com
http://www.antoloji.com/ismail_aksoy